Yaşamın Sonuna Dair Etik Tartışmalar

Moderatör: İlhan İlkılıç  Yer: BETİM Konferans Salonu   Tarih: 11 Mayıs 2016 - 17.00-18.30

20. yüzyılın başlarında ortalama insan ömrü 41-42 yaş iken bugün bu sayı 80’lere ulaşmış durumdadır. Anestezi ve antibiyotiğin keşfi, kanalizasyonun keşfi, organ nakli, yoğun bakım imkanlarının artması nüfusun yaş ortalamasının artmasına sebep olmuştur. Bununla birlikte, erken doğanların % 90’ı eskiden ölmekteyken bu oran artık gittikçe azalmaktadır. Ayrıca sağlıklı ve canlı doğum 21. haftaya kadar gerilemiş durumdadır.

Yaşamın sonuna dair bilinmesi gereken önemli hususlardan biri de ötenazidir. İyi ölüm manasına gelen ötenazi dört çeşittir. Bunlar: Aktif ötenazi, pasif ötenazi, intihara yardım, dolaylı ötenazi.

Ders sonunda yaşamın sonunda karşılaşılan etik sorunların en önemlilerinden biri olan yoğun bakım ünitesi etiği üzerinde durulmuştur. Özellikle yoğun bakım ünitelerine kabul edilen hastaların hastalıklarının tıbbi gerekliliği öte yandan kaynakların adil paylaşılması kapsamında gereksiz yer işgal eden hastaların sebep oldukları diğer ölümler üzerinde durulmuştur. Son olarak aşağıdaki vak'a üzerinden yaşamın sonunda karşılaşılan pratik problemler üzerinde durulmuştur.

Vak’a: 17 yaşında bayan hasta solunum yetmezliğinden dolayı hastaneye kaldırılıyor. O hastanede yoğun bakım ünitesinde yer olmadığı için yoğun bakım ünitesi olan farklı bir hastaneye nakli yapılıyor. Ancak yolda ölüyor. Öte yandan ilk kaldırıldığı hastanenin yoğun bakım ünitesinde 85 yaşında yaşamın sonunda kanser hastası (ölümü beklenen) bir kişi/hasta yoğun bakım ünitesinde yatıyor. Bu durumda ne yapılması gerekir?

 

İlhan İlkılıç Kimdir?